bebekle uyumak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bebekle uyumak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Şubat 2011 Pazartesi

Bebegimi nicin aglatarak uyutmuyorum? (2)

1) Uzun sure aglamak bebeklerin beynine zarar verir.
Uzun sure aglatilan bebeklerde olusan kortizol beyne toksik etki yapar. Bu bebekler uzerinde yapilan arastirmalar, bu sekilde yetistirilen bebeklerin ileride agresif ve anti sosyal olduklarini,okul hayatlarinda basarisiz olduklarini ortaya koymaktadir.
http://news.bbc.co.uk/1/hi/8636950.stm
http://www.askdrsears.com/html/10/handout2.asp

2) Aglatilan bebek, kendini guvende hissetmeyecektir. Davranissal, fiziksel ve duygusal gelisimi de gercek potansiyeline ulasamayacaktir.

3) Aglatilan bebek, anne-babasindan duygusal olarak kopacaktir. Aglatilan bebekler, bir  kac gun icinde aglamayi kesip uykuya geciyorlarsa, bu onlarin bir seyleri ogrendiginin gostergesi degildir. Bebek, anne-babasindan tepki alamayinca, caresizligi ogrenir, umut etmemeyi ogrenir, bu yuzden uykuya gecer.

4)Anne-baba, bebegi aglatmayi sectigi icin, bebegin aglamasina duyarsiz hale gelecektir; bebegiyle arasindaki bag zayiflayacaktir.

5)Dunyanin en unlu pediatristlerinden biri olan Dr. Sears bu konuda ebeveynleri ozellikle uyarir:
"Beware of sleep trainers" yani uyku egitmenlerine dikkat edin der.

With most of these baby-training regimens you run the risk of becoming desensitized to the cues of your infant, especially when it comes to letting baby cry it out. Instead of helping you to figure out what baby's signals mean, these training methods tell you to ignore them. Neither you nor your baby learn anything good from this.

Bebege uyku egitimi vererek bebeginizin verdigi isaretlere karsi hassasiyetinizi yitirirsiniz, ozellikle de onu aglamaya biraktiginizda. Bu metodlar, size bebeginizin verdigi sinyalleri okumayi degil,bunlari hice saymayi ogretir. Bunun ne size, ne de bebeginize faydasi vardir.

http://www.askdrsears.com/html/7/T070700.asp

6) Bebeklerin sevgiye ve sefkate ihtiyaci vardir. Bu ihtiyaclari zamaninda ve gerektigi gibi karsilanan bebekler, ozguven duygusu icinde yasarlar ve buyudukce bu duyguyu icsellestirirler.
 Ihtiyaclari karsilanmis bebekler, yetiskinliklerinde dengeli bireyler olurlar.

7)Bebegi aglatarak uyutmak, bebegin uyanma sebeplerini ortadan kaldirmaz. Dr. Sears der ki,bebeklerin gece beslenmek icin uyanmalari normaldir, sik sik uyanmalari normal degildir. Bebegin uyanma sebeplerini arastirabilir, bunlar icin cozumler uretebiliriz. Elizabeth Pantley'in de bu konuda yazilmis kitaplari var, Turkce'ye de cevrilmis. Pantley'in kitabini Defne bebekken okumustum. Tam olarak cozmedi sorunumuzu ama faydali bilgiler edinmistim.

http://www.askdrsears.com/html/7/T070300.asp
http://www.pantley.com/elizabeth/books/0071381392.php

 8)Yine Dr. Sears'a kulak verelim:

On the surface, baby training sounds so liberating, but it's a short-term gain for a long-term loss. You lose the opportunity to know and become an expert in your baby. Baby loses the opportunity to build trust in his caregiving environment. You cease to value your own biological cues and judgment and follow the advice of someone who has no biological attachment, nor investment, in your infant.
 yani
Bebege uyku egitimi vermek cok ozgurlestirici gibi geliyor kulaga, ancak uyku egitimi kisa vadeli kazanim icin uzun vadeli kayiptir. Bebeginizi tanima ve onun hakkinda uzman olma firsatini kacirirsiniz. Bebeginiz cevresine guven duyma firsatini kacirir. Kendi biyolojik yargilariniza guvenmeyi birakir,bebeginizle biyolojik hic bir bagi olmayan, yatirimi olmayan birinin tavsiyesini takip etmis olursunuz.
Baska bir pediyatrist Dr. Jay Gordon, geceleri defalarca uyanmaktan yorulmus, bikmis anneleri anliyorum diyor ve ekliyor:

I don’t recommend any forced sleep changes during the first year of life. Probably the only exception to this would be an emergency involving a nursing mom’s health. There are many suggestions in books and magazines for pushing “sleeping through the night” during a baby’s early months or during the first year. I don’t think this is the best thing to do and I am quite sure that the earlier a baby gets “non-response” from parents, the more likely he is to close down at least a little.
Don’t get me wrong. I love the family bed, child-led weaning and cuddling all through the first, second, third year or more if it’s working well and if the family is doing well. Don’t let anyone convince you that this is a harmful choice or that there will be “no way” to get him out of your bed if you don’t do it now. Don’t believe anyone who says that babies who cuddle and nurse all night long “never” learn to self soothe or become independent. This is simply not true but it sells books and the myths stay in our culture.


Yasamin birinci yili icin zoraki uyku degisikliklerini kesinlikle onaylamiyorum. Tek istisna emziren annenin sagligiyla ilgili acil bir durum olabilir. Ilk aylarda veya ilk yilda bebegin gece boyu deliksiz uyumasi icin tavsiyelerde bulunan pek cok kitap var. Bunun yapilacak en iyi sey oldugunu dusunmuyorum ve bir bebegin ebeveyninden tepki almama yasinin kuculdukce, kendini kapatma ihtimalinin o derece artacagini dusunuyorum.
Beni yanlis anlamayin. Aile yatagini, cocugun emmeyi kendi kendine birakmasini, birinci,ikinci,ucuncu yilda ve otesinde kucaklamayi seviyorum, aile bundan memnun ise. Hic kimsenin sizi bunlarin cocugunuz icin zararli olduguna ikna etmesine ya da cocugunuzu kendi yataginizdan "simdi" cikarmazsaniz asla cikaramayacaginiza ikna etmesine izin vermeyin. Bebeginizi geceleri kucaklarsaniz ve emzirirseniz asla kendi kendini sakinlestiremeyecegini ya da bagimsizlasamayacagini soyleyenlere inanmayin. Bu dogru degildir ama bebege kendi kendine uyutmayi ogretme fikri kitap sattirir ve bu mitlerin kulturumuzde kalmasini saglar.

Dr. Jay Gordon'un 1 yasindan buyuk bebeklerle ilgili uyku onerilerini surada bulabilirsiniz:
http://drjaygordon.com/attachment/sleeppattern.html

9) Uyku egitimi bireyin kendini degersiz gormesine ve depresif bir kisilige sahip olmasina sebep olur.
http://www.rickross.com/reference/gfi/gfi7.html

10)Bebeklerin 7/24 ebeveynlige ihtiyaci vardir. Gunduzleri onlara nasil sevgi ve sefkatle yaklasiyorsak, gece de aynisini surdurmeliyiz. Bebeklerimizin ve dunyamizin  duyarsizliga degil,sefkate ihtiyaci var.


Bir onceki yazima yorum birakan sevgili annevebebisinin acik yurekliligiyle soyledigi gibi

Acikca soyleyeyim; cocugunuz dogduktan sonraki ilk 2 yili UNUTACAKSINIZ! O kadar. Durumu kabullenip, gunu kurtarmaya calisacaksiniz. Su olmadi, bu olmadi, ne zaman olacak, neden olmadi, simdi uyumazsa sonra nolur.. gibi seylerle kafanizi yormayacaksiniz. Hepsi geciyor. Tek yapmaniz gereken beklemek. Elbette gunu kurtaracak careler arayacak insan, uykusuzluk yorgunluk insani cileden cikariyor ama cozum diye onumuze sunulanlar ne kadar samimi, dostane, anne ve bebek dostu cozumler, ona da bakmak lazim..

Ben Defne kucukken, o gunduz uyudugu zamanlar uyumaya calisarak telafi etmeye calisiyordum yorgunlugumu. Ikinci cocukta boyle bir sansiniz pek olmuyor ne yazik ki, ama bu sefer de butun bunlarin gececegi bilgisiyle daha rahat olabiliyor, daha kolay katlanabiliyorsunuz. Bir de geceleri kac kez uyandigimi saymam, saate bakmam :)


Bu yaziyi yazarken Phd in parenting adli blogdan yararlandim.  Bu blogta uykuyla ilgili daha fazla bilgi bulabilirsiniz.
Ayrica Dr. Jay Gordon'un sitesinde Dr. Ferber'in geri adim attigini, cocuklarin aile yataginda da saglikli uyku aliskanliklari kazanabilecegini soyledigini okudum. Meraklilarina duyurulur!






















15 Şubat 2011 Salı

Bebegimi nicin aglatarak uyutmuyorum?

Gun gecmiyor ki, internette "bebekleri nasil uyutmaliyiz" konulu bir sey yazilip cizilmesin. Hepimizin izledigi bir yol var. Daha once yazmistim, biz, yani esim ve ben, bebeklerimizle birlikte uyumayi tercih ediyoruz. Bunu hem seviyoruz, hem de cocuklar icin daha yararli olduguna inandigimiz icin yapiyoruz. Kimisi tercih etmeyebilir, kimisi bu sekilde rahat uyumayabilir. Olabilir, kisisel bir tercihtir, kimseye de bir sey soyleme hakkini gormem kendimde.
Ancak, bebekleri nasil uyutmali konusu acilinca, birileri annelere hizmet etmek, anneleri bilgilendirmek (!) adi altinda "bebeginize kendi kendine uyumayi ogretebilirsiniz,aglasin varsin,pes etmeyin, biraz aglar ama bir kac gune kadar gecer, siz de rahat edersiniz,bebek de" gibi seyler yazinca hem kiziyorum, hem de uzuluyorum o bebekler adina.
Evet, bir bebek buyutmek hic kolay degil. Cogu bebek zor uyuyor, geceleri cok sIk uyaniyor, hele de calisan bir anneyseniz isiniz daha da zor.
"E hadi o zaman bebeklere kendi kendilerine uyumayi ogretelim, cunku bebeklerin de annelerin de iyi uykuya ihtiyaci vardir. Mutlu anne, mutlu bebek demektir." gibi soylemlere de kiziyorum. Evet mutlu bebekler icin mutlu annelere ihtiyac vardir. Ama bebegin mutsuzlugu pahasina mutlu olan  annelere degil. Yetiskin olan annedir. Uykusuz kaliniyorsa, anne yoruluyorsa, daha etkin cozumler bulmak annenin gorevidir. Bebegi uyutmak, daha uzun sure uykuda kalmasini saglamak icin daha insani ve yumusak yontemler var.
Birincisi, bu kadar cok bebek bu kadar cok uyaniyorsa bu normaldir ve dogal olan budur diye dusunuyorum. Nitekim antroplojik calismalar da bunu dogruluyor.
Ikincisi, 4 aylik ya 8 aylik bir bebekten kendi kendine uyumasini beklemenin haksizlik oldugunu  dusunuyorum. Uyuyan bebekler var,sizinki onlardan biriyse, ne guzel! Ama cogu bebek uyuyamiyor ve bebekleri ya da cocuklari henuz hazir olmadiklari bir seye zorlamanin dogru olmadigini dusunuyorum.
Ucuncusu de su: Sizin bir derdiniz olsa ve aglasaniz, esiniz, sevgiliniz, kardesiniz ya da anneniz, sizi "evet haklisin ama su an senle ilgilenemem" deyip, sizi o sekilde birakip odayi terk etseler ne dusunursunuz?
Bu konuya devam edecegim.

Yazinin ikinci bolumu icin tik tik.
 
















17 Eylül 2010 Cuma

The Natural Child'dan

Jan Hunt'in daha once de bahsettigim The Natural Child adli kitabindan Turkceye cevirerek alintiliyorum:

Cocuklarimiza verdigimiz gizli mesajlar

Yenidogan
Soyledigimiz:Istedigin kadar agla,seni yeniden kucagima almayacagim.
Dusundugumuz: Aglaman beni cok uzuyor ama butun o uzmanlar yaniliyor olamaz.
Cocugun dusundugu:Beni sevmiyor,benle ilgilenmiyorlar. Annem mukemmel beri,demek ki terslik bende. Demek ki,ben onun sevgisine layik biri degilim.
20 yil sonra soyledigimiz:Tom'da ne buluyorsun anlamiyorum. Sana nasil davrandigini gormuyor musun? Sen bundan daha iyisini hak ediyorsun.


Bebek
Soyledigimiz:Memeyi birakiyoruz.Sen buyudun artik!
Dusundugumuz:Devam etmek isterdim ama akrabalarin elestirilerini daha fazla kaldiramiyorum.
Cocugun dusundugu:Hayatimdaki en onemli seyi kaybettim:uzun suren kucaklasmalari ve en sevdigim yiyecegi. Belki de ben kotu biriyim, kotu seyler yaptim ve cezalandirildim.
20 yil sonra soyledigimiz:Neden bu kadar cok iciyorsun?

2 yasinda
Soyledigimiz:Artik bizim yatagimizda uyumak yok! Yalniz degilsin,bak ayicigin da senle beraber uyuyacak.
Dusundugumuz:Anneannen bizle beraber uyumanin yanlis oldugunu soyluyor.Neden oldugunu tam anlayabilmis degilim ama onun memnuniyeti, senin memnuniyetinden daha onemli. Her neyse, bak, bu ayicikla beraber uyuyabilirsin.
Cocugun dusundugu:Ama haksizlik bu! Onlar gercek birine sarilarak uyuyabiliyorlar! Beni pek iyi tanimiyorlar,duygularimi onemsemiyorlar.Neyse ki, su ayicik var!
20 yil sonra soyledigimiz:Biliyorum, Tom seni terk ettigi icin cok uzgunsun,ama kredi kartina bu kadar yuklenmene ne gerek vardi?Aldigin bu ivir zivir seni rahatlatacak mi? Sen ne zaman bu kadar materyalist oldun?

4 yasinda
Soyledigimiz:Kardesine vurmaman gerektigini biliyorsun. Bir daha yaparsan,oyle bir tokat yersin ki, bir daha da unutmazsin!
Dusundugumuz:Bu durumu daha iyi idare etmenin bir yolu olmali, ama benim babam da bana boyle derdi. Demek ki, yaptigim, o kadar da yanlis degil.
Cocugun dusundugu:Kardesime kizdigim icin ona vurdum. Simdi de babam bana kizdi ve bana vurmak istiyor. Demek ki yetiskinler vurabilir ama cocuklar vuramaz. Peki, ben birine kizdigimda ne yapmaliyim? Her neyse,bir gun ben de yetiskin olacagim.
20 yil sonra soyledigimiz: Barda kavga mi cikardin? Yetiskin insanlar birine kizdiklarinda ona vurmazlar.Ben hic bir zaman sana siddete basvurmayi ogretmedim!

6 yasinda
Soyledigimiz:Bugun senin icin cok onemli bir gun. Korkma, sadece ogretmenlerinin soyledigi her seyi yap.
Dusundugumuz:Lutfen okulda ariza cikarip beni utandirma!
Cocugun dusundugu:Ama korkuyorum! Evden bu kadar uzun sure ayri olmaya alisik degilim. Galiba benden biktilar. Eger uslu cocuk olup,ogretmenin her soyledigini yaparsam, belki beni severler.
20 yil sonra soyledigimiz:Ne? Arkadaslarin seni uyusturucu almaya ikna mi ettiler? Herkesin her soyledigini yapacak misin?Senin kendi aklin yok mu?

8 yasinda
Soyledigimiz:Sinifta ogretmenini dikkatle dinlemiyorsun! Onemli seyleri nasil ogreneceksin?
Dusundugumuz:Cocugumun basarisizligi,benim de basarisiz oldugumu gosterir.
Cocugun dusundugu:Ogretmenin anlattiklari, ilgimi cekmiyor. Sanirim,o her seyin iyisini bilir. Benim ilgi duydugum konular onemsiz,demek ki.
20 yil sonra soyledigimiz:28 yasina geldin,hala hayatta ne yapmak istedigini bilmiyorsun! Ilgi duydugun hic bir sey yok mu yani?

10 yasinda
Soyledigimiz:Bir tabak daha mi kirdin?Bosver, bundan sonra bulasiklari ben kendim yikarim.
Dusundugumuz:Biliyorum,sana karsi daha sabirli olmaliyim ama bu sekilde,en azindan, bulasiklar cabucak yikanmis olacak.
Cocugun dusundugu:Ne kadar sakarim! En iyisi,yardim etmeye calismayayim.
20 yil sonra:O isi cok istiyorsun ama muracat etmiyorsun,oyle mi?Kendine daha cok guvenmen lazim!

12 yasinda
Soyledigimiz:Hadi disari cik ve arkadaslarinla oyna biraz!Emin ol,burada pineklemekten daha eglencelidir disarida oynamak!
Dusundugumuz:Biliyorum,senle daha fazla vakit gecirmeliyim ama su islerin bitirilmesi gerekiyor.
Cocugun dusundugu:Annemle ve babamla beraber bir seyler yapmak istiyorum ama her zaman cok mesguller.Sanirim arkadaslarim beni daha cok seviyor.
20 yil sonra:Bizi hic arayip sormuyorsun.Bizim duygularimizi hic onemsemiyor musun?

14 yasinda
Soyledigimiz:Canim,disari cikar misin? Babanla ozel bir sey konusuyorum.
Dusundugumuz:Bilmeni istemedigimiz bazi sirlarimiz var.
Cocugun dusundugu:Ben bu ailenin bir parcasi degilim.
20 yil sonra:Hapiste misin? Problemlerin vardi da,bize neden soylemedin?Aile icinde sir olmaz,bilmiyor musun? Biz nerede hata yaptik?



Bu konusmalar cok tanidik geldi bana,kimisi kendi hayatimdan,kimisi cevreden duyup gorup,ornegine sahit oldugum seyler,kendi cocuklarima soylemekten kacindigim seyler.
Bence iyi anne-baba olmanin altin kurali, cocugu, yasi kac olursa olsun, birey olarak kabul etmek, yetiskin bir insanla nasil iletisim kuruyorsak, onlarla da o sevgi ve saygi cercevesinde bir iliski kurmak.




23 Ağustos 2010 Pazartesi

Bebekle beraber uyumak uzerine


Defne doğmadan çok önce onunla beraber uyuyacağımızı biliyordum.
İnsan sevdiğiyle beraber uyumak ister,öyle değil mi?
Gece yarısı uyandığında sevdiklerinin,güvendiklerinin yakınında olduğunu bilmek ister.Bebekler için cok onemli bu.
Çeşitli sebeplerden dolayı aile yatağını tercih etmeyebilirsiniz. Eşlerden biri istemeyebilir.Yatağınız,yatak odanız küçük olabilir. Ancak 'bebeği ezerim','ya alışırsa,kendi yatağına geçmezse' diye vazgeçiyorsaniz, bir daha düşünün derim.
Pek çok toplumda,örneğin Japonya'da,Hindistan'da bebekle beraber uyumak çok normal bir şey. Eskiden bizim toplumumuzda da öyleymiş. Günümüzün modern toplumunda ise bebekle beraber uyumak çok tehlikeli addediliyor,ani bebek ölümü sendromundan korkuluyor,bebeği yatağınızdan gönderemeyeceksiniz deniliyor.
Anne-babayla beraber uyumak bebek için tehlikelidir diyorlar.Peki bir odada tek başına uyumak bir bebek için güvenli midir? Acil bir durumda odada çıkamayacak bebeğin tek başına bir odada uyuması güvenli midir?
Gerekli güvenlik tedbirlerini aldıktan sonra bebekle uyumanın hiçbir sakıncası yok.
Tam tersi, anne ve babasıyla beraber uyuyan çocuk kendini güvende hisseder. Zamanı gelince de kendi yatağına güvenle gecis yapar.
Defne'yle ilk günden beri beraber uyuduk biz. Geceleri emzirmek de daha kolay oluyordu böylece. Bebeğim yanımda yattığı için,o gece uyanıp da meme aramaya başladığı zaman uyanıp hemen oracıkta yatarken emzirebiliyordum. Sonra ikimiz de yeniden uykuya dalıyorduk.
İngiltere'deki evimiz küçüktü,Defne'nin ayrı bir odası yoktu.
2.5-3 yasina gelip,bir kaç arkadaşının kendi odalarında,kendi yataklarında uyuduklarını gordugunde o da heveslenmeye başlamıştı. Oradayken arada sırada yer yatağında yatmaya başladı,yine bizim odamızda,ama bizden ayrı. Sonra buraya geldik ve Defne'nin kendine ait bir odası oldu. Bir hevesle yatmaya başladı odasında ancak daha önceleri sabaha kadar deliksiz uyuyan kızım,geceleri uyanıp ağlamaya başlamıştı.Zaten Derin için iki-üç kez uyanıyordum,bir de Defne için kalkmak çok zor gelmeye başladı. Üstelik öyle bir ağlıyordu ki bütün ev halkı uyanıyordu!
O yüzden eşimle karar verdik. O, bir süre için diğer odada uyuyacaktı. Ben de çocuklarla beraber yatak odasında. Sanırım kendi talep etmediği halde bizim böyle bir değişiklik yapmamız Defne'yi cok rahatlattı. Nerede isterse orada yatabileceğini söyledik.Birkaç hafta sonra yeniden odasında uyumak istediğini söyledi. Bir kaç gün orada,birkaç gün benimle uyuyor,iki oda arasında gidip geliyordu. İki haftadır artık hep kendi odasında uyuyor. Bazı günler,sabaha karşı beş,altı gibi yanımıza gelse de,biliyorum ki,artık kendi odasında da deliksiz uyuyabiliyor.
Tabiri caizse,anne babasına 'doyan' çocuk, zamanı geldiğinde bağımsızlaşıyor.Kimi çocuk için 3 yaştır kimi çocuk için 5,kimi içinse 7. Defne 3.5 yaşında.
Şu son günlerde, geceleri çok uyansa da,yanımızda yatan bebeğimin sıcaklığını doyasıya hissedip,bebek kokusunu içime çekerek uyuyorum. Göz açıp kapayana kadar Derin oğlum da deliksiz uyumaya başlayacak ve sonra o da gidecek yanımdan,biliyorum.

Bu konuyla ilgili daha önce yazdığım yazılar için tık

Kitap önerisi Three In A Bed.