kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ocak 2011 Perşembe

Gunun sozu

Kaynak: Children's Books

"Cocuklar,anne-babalarinin kucaklarinda okur olurlar." Emilie Buchwald
Dogru soze ne denir,yurekten katiliyorum.

7 Ekim 2010 Perşembe

Sürpriz bir çekiliş

Ekim ayı, Attachment Parenting International tarafından Attachment Parenting (Doğal Ebeveynlik) ayı ilan edilmiş.
Ben de bu vesileyle,Defne'ye hamileyken alıp okuduğum,doğal ebeveynlik denilince akla gelen ilk isimlerden biri olan Dr.William Sears'in, hemşire eşi Martha Sears'la beraber kaleme aldığı The Attachment Parenting Book adlı kitabı, bir okuyucuya hediye etmek istiyorum.
Bu kitap, bana her şeyden önce bir anne olarak kendime güvenmeyi ve iç güdülerimi dinlemeyi öğretti.Defne'nin ilk aylarında dönüp dönüp okuduğum bir kaynak oldu.
Searslar bu kitaplarında doğal ebeveynliğin esaslarını anlatıyorlar. Çok kısaca özetleyecek olursam, altı temele oturtuyorlar doğal ebeveynliği:
1.Doğumda bağlılık: Mümkünse doğal doğum yapın ve doğumdan sonra bebeğinizle başbaşa vakit geçirin.
2.Bebeğinizin isteklerine hemen tepki verin, ağladığında hemen kucaklayın ve bebeğinizi rahatlatın. Bebeğinizi ağlatarak terbiye etmeye çalışırsanız, zamanla ağlama sesi sizi rahatsız etmez,bebeğinize karşı duyarsızlaşır ve bebeğinizden uzaklaşırsınız.
3.Bebeğinizi emzirin.
4.Bebeğinizle beraber uyuyun.
5.Bebeğinizi kucaklayın. Kucaklayamadığınızda wrap ya da sling tarzı taşıyıcılar kullanın ki iki eliniz boşta kalsın ve normal hayatınıza devam edebilin.
6.Sınırları iyi ayarlayın.Bebeğinizi ihmal etmeden,kendinize vakit ayırmanın önemini unutmayın.
7.Bebeğinize karşı duyarlı olun."Kucağa alışır","kendi kendine uyumayı nasıl öğrenecek?","ne zamana kadar emecek?" diyenlere karşı dikkatli olun,teknik peşinde koşmayın.Bebeğinizin ihtiyaçlarına cevap verin.Karşılanmamış ihtiyaçlar,ileride problemlere yol açarlar.
Dr.Sears bu şekilde yetiştirilen çocukların, kendilerini her zaman güvende hissetikleri için, daha kolay bağımsızlaştığını, potansiyellerine eriştiklerini ve dengeli birer birey olduklarını söylüyor.
Okunmuş ve yıllardır rafımda duran bir kitap, ama gayet iyi durumda,hiç bir şekilde yıpranmış değil. Konuya ilgi duyan birileri tarafından yeniden okunmayı bekliyor.


Çekilişe katılmak için yapmanız gereken tek şey bu yazıya bir yorum bırakmak.
Kendi blogunuzda,Facebook ya da Twitter sayfanızda bu çekilişten bahseder, link verirseniz,her link icin bir hak daha elde edebilirsiniz.Bunu yaptığınız takdirde,lütfen ikinci bir yorum bırakıp beni haberdar edin.Sizinle irtibata geçebilmem için lütfen e-posta adresinizi bırakmayı unutmayın.(Profilinde e-posta bilgisi olmayan okuyucular için)

14 Ekim Perşembe günü saat 18.00'e kadar yorum bırakabilirsiniz.
15 Ekim Cuma günü kitabı kazanan kişiyi buradan duyuracağım.
Sevgiler ve bol şanslar!

Not:Kitap Ingilizce'dir.

17 Eylül 2010 Cuma

The Natural Child'dan

Jan Hunt'in daha once de bahsettigim The Natural Child adli kitabindan Turkceye cevirerek alintiliyorum:

Cocuklarimiza verdigimiz gizli mesajlar

Yenidogan
Soyledigimiz:Istedigin kadar agla,seni yeniden kucagima almayacagim.
Dusundugumuz: Aglaman beni cok uzuyor ama butun o uzmanlar yaniliyor olamaz.
Cocugun dusundugu:Beni sevmiyor,benle ilgilenmiyorlar. Annem mukemmel beri,demek ki terslik bende. Demek ki,ben onun sevgisine layik biri degilim.
20 yil sonra soyledigimiz:Tom'da ne buluyorsun anlamiyorum. Sana nasil davrandigini gormuyor musun? Sen bundan daha iyisini hak ediyorsun.


Bebek
Soyledigimiz:Memeyi birakiyoruz.Sen buyudun artik!
Dusundugumuz:Devam etmek isterdim ama akrabalarin elestirilerini daha fazla kaldiramiyorum.
Cocugun dusundugu:Hayatimdaki en onemli seyi kaybettim:uzun suren kucaklasmalari ve en sevdigim yiyecegi. Belki de ben kotu biriyim, kotu seyler yaptim ve cezalandirildim.
20 yil sonra soyledigimiz:Neden bu kadar cok iciyorsun?

2 yasinda
Soyledigimiz:Artik bizim yatagimizda uyumak yok! Yalniz degilsin,bak ayicigin da senle beraber uyuyacak.
Dusundugumuz:Anneannen bizle beraber uyumanin yanlis oldugunu soyluyor.Neden oldugunu tam anlayabilmis degilim ama onun memnuniyeti, senin memnuniyetinden daha onemli. Her neyse, bak, bu ayicikla beraber uyuyabilirsin.
Cocugun dusundugu:Ama haksizlik bu! Onlar gercek birine sarilarak uyuyabiliyorlar! Beni pek iyi tanimiyorlar,duygularimi onemsemiyorlar.Neyse ki, su ayicik var!
20 yil sonra soyledigimiz:Biliyorum, Tom seni terk ettigi icin cok uzgunsun,ama kredi kartina bu kadar yuklenmene ne gerek vardi?Aldigin bu ivir zivir seni rahatlatacak mi? Sen ne zaman bu kadar materyalist oldun?

4 yasinda
Soyledigimiz:Kardesine vurmaman gerektigini biliyorsun. Bir daha yaparsan,oyle bir tokat yersin ki, bir daha da unutmazsin!
Dusundugumuz:Bu durumu daha iyi idare etmenin bir yolu olmali, ama benim babam da bana boyle derdi. Demek ki, yaptigim, o kadar da yanlis degil.
Cocugun dusundugu:Kardesime kizdigim icin ona vurdum. Simdi de babam bana kizdi ve bana vurmak istiyor. Demek ki yetiskinler vurabilir ama cocuklar vuramaz. Peki, ben birine kizdigimda ne yapmaliyim? Her neyse,bir gun ben de yetiskin olacagim.
20 yil sonra soyledigimiz: Barda kavga mi cikardin? Yetiskin insanlar birine kizdiklarinda ona vurmazlar.Ben hic bir zaman sana siddete basvurmayi ogretmedim!

6 yasinda
Soyledigimiz:Bugun senin icin cok onemli bir gun. Korkma, sadece ogretmenlerinin soyledigi her seyi yap.
Dusundugumuz:Lutfen okulda ariza cikarip beni utandirma!
Cocugun dusundugu:Ama korkuyorum! Evden bu kadar uzun sure ayri olmaya alisik degilim. Galiba benden biktilar. Eger uslu cocuk olup,ogretmenin her soyledigini yaparsam, belki beni severler.
20 yil sonra soyledigimiz:Ne? Arkadaslarin seni uyusturucu almaya ikna mi ettiler? Herkesin her soyledigini yapacak misin?Senin kendi aklin yok mu?

8 yasinda
Soyledigimiz:Sinifta ogretmenini dikkatle dinlemiyorsun! Onemli seyleri nasil ogreneceksin?
Dusundugumuz:Cocugumun basarisizligi,benim de basarisiz oldugumu gosterir.
Cocugun dusundugu:Ogretmenin anlattiklari, ilgimi cekmiyor. Sanirim,o her seyin iyisini bilir. Benim ilgi duydugum konular onemsiz,demek ki.
20 yil sonra soyledigimiz:28 yasina geldin,hala hayatta ne yapmak istedigini bilmiyorsun! Ilgi duydugun hic bir sey yok mu yani?

10 yasinda
Soyledigimiz:Bir tabak daha mi kirdin?Bosver, bundan sonra bulasiklari ben kendim yikarim.
Dusundugumuz:Biliyorum,sana karsi daha sabirli olmaliyim ama bu sekilde,en azindan, bulasiklar cabucak yikanmis olacak.
Cocugun dusundugu:Ne kadar sakarim! En iyisi,yardim etmeye calismayayim.
20 yil sonra:O isi cok istiyorsun ama muracat etmiyorsun,oyle mi?Kendine daha cok guvenmen lazim!

12 yasinda
Soyledigimiz:Hadi disari cik ve arkadaslarinla oyna biraz!Emin ol,burada pineklemekten daha eglencelidir disarida oynamak!
Dusundugumuz:Biliyorum,senle daha fazla vakit gecirmeliyim ama su islerin bitirilmesi gerekiyor.
Cocugun dusundugu:Annemle ve babamla beraber bir seyler yapmak istiyorum ama her zaman cok mesguller.Sanirim arkadaslarim beni daha cok seviyor.
20 yil sonra:Bizi hic arayip sormuyorsun.Bizim duygularimizi hic onemsemiyor musun?

14 yasinda
Soyledigimiz:Canim,disari cikar misin? Babanla ozel bir sey konusuyorum.
Dusundugumuz:Bilmeni istemedigimiz bazi sirlarimiz var.
Cocugun dusundugu:Ben bu ailenin bir parcasi degilim.
20 yil sonra:Hapiste misin? Problemlerin vardi da,bize neden soylemedin?Aile icinde sir olmaz,bilmiyor musun? Biz nerede hata yaptik?



Bu konusmalar cok tanidik geldi bana,kimisi kendi hayatimdan,kimisi cevreden duyup gorup,ornegine sahit oldugum seyler,kendi cocuklarima soylemekten kacindigim seyler.
Bence iyi anne-baba olmanin altin kurali, cocugu, yasi kac olursa olsun, birey olarak kabul etmek, yetiskin bir insanla nasil iletisim kuruyorsak, onlarla da o sevgi ve saygi cercevesinde bir iliski kurmak.




14 Eylül 2010 Salı

Yildizlari yakalamak

Oliver Jeffers'in adina ilk defa Yasemin'in blogunda rastlamistim.Defne henuz 5 aylikken yazmis Yasemin bu yaziyi.
Cook sonra Defne 2 yasindayken bir cocuk tiyatrosundan bir oyun icin bilet aldim.Cok etkileyiciydi.Fuayede kitabi da satiliyordu,alip eve geldik.



olive jeffers

Internete girip arastirinca Yasemin'in yazisina denk geldim yeniden.
Yildizlari cok seven ve bir yildizi olsun isteyen cocugun gunler suren cabalari sonunda yildiza kavusmasini anlatiyor Jeffers.Hikaye de,illustrasyon da olaganustu.Sicacik,insani icine aliveren bir sevgi hikayesi.
Okudugum en iyi cocuk kitaplari arasindadir onunkiler.

Iste, biraz da bu kitaptan dolayi sanirim, Defne de yildizlari cok sever.
Bayram tatilinde Izmir'deydik.Bir gun de Foca'ya gittik.Sokaklarda dolasirken, bir kosede, bir amcaya rastgeldik.Tezgahinda deniz yildizlari,sungerler,deniz atlari,midyeler ve elbette deniz kabuklari...

Bir kac gundur bunlarla oynuyor Defne.




Meraklisina not:Ayni yazarin Lost and Found adli kitabi da harikadir.

28 Ağustos 2010 Cumartesi

Kitap: The Natural Child

Jan Hunt'ın web sitesi The Natural Child'e ara sıra göz atarım.Çok güzel makaleler vardır sitesinde.Geçen gün sevgili Yasemin'le buluştuğumuzda kitabını gördüm rafta ve ödünç aldım.Önümüzdeki günlerde birkaç paragrafı çevirerek buraya da alıntılamak istiyorum.

23 Ağustos 2010 Pazartesi

Bebekle beraber uyumak uzerine


Defne doğmadan çok önce onunla beraber uyuyacağımızı biliyordum.
İnsan sevdiğiyle beraber uyumak ister,öyle değil mi?
Gece yarısı uyandığında sevdiklerinin,güvendiklerinin yakınında olduğunu bilmek ister.Bebekler için cok onemli bu.
Çeşitli sebeplerden dolayı aile yatağını tercih etmeyebilirsiniz. Eşlerden biri istemeyebilir.Yatağınız,yatak odanız küçük olabilir. Ancak 'bebeği ezerim','ya alışırsa,kendi yatağına geçmezse' diye vazgeçiyorsaniz, bir daha düşünün derim.
Pek çok toplumda,örneğin Japonya'da,Hindistan'da bebekle beraber uyumak çok normal bir şey. Eskiden bizim toplumumuzda da öyleymiş. Günümüzün modern toplumunda ise bebekle beraber uyumak çok tehlikeli addediliyor,ani bebek ölümü sendromundan korkuluyor,bebeği yatağınızdan gönderemeyeceksiniz deniliyor.
Anne-babayla beraber uyumak bebek için tehlikelidir diyorlar.Peki bir odada tek başına uyumak bir bebek için güvenli midir? Acil bir durumda odada çıkamayacak bebeğin tek başına bir odada uyuması güvenli midir?
Gerekli güvenlik tedbirlerini aldıktan sonra bebekle uyumanın hiçbir sakıncası yok.
Tam tersi, anne ve babasıyla beraber uyuyan çocuk kendini güvende hisseder. Zamanı gelince de kendi yatağına güvenle gecis yapar.
Defne'yle ilk günden beri beraber uyuduk biz. Geceleri emzirmek de daha kolay oluyordu böylece. Bebeğim yanımda yattığı için,o gece uyanıp da meme aramaya başladığı zaman uyanıp hemen oracıkta yatarken emzirebiliyordum. Sonra ikimiz de yeniden uykuya dalıyorduk.
İngiltere'deki evimiz küçüktü,Defne'nin ayrı bir odası yoktu.
2.5-3 yasina gelip,bir kaç arkadaşının kendi odalarında,kendi yataklarında uyuduklarını gordugunde o da heveslenmeye başlamıştı. Oradayken arada sırada yer yatağında yatmaya başladı,yine bizim odamızda,ama bizden ayrı. Sonra buraya geldik ve Defne'nin kendine ait bir odası oldu. Bir hevesle yatmaya başladı odasında ancak daha önceleri sabaha kadar deliksiz uyuyan kızım,geceleri uyanıp ağlamaya başlamıştı.Zaten Derin için iki-üç kez uyanıyordum,bir de Defne için kalkmak çok zor gelmeye başladı. Üstelik öyle bir ağlıyordu ki bütün ev halkı uyanıyordu!
O yüzden eşimle karar verdik. O, bir süre için diğer odada uyuyacaktı. Ben de çocuklarla beraber yatak odasında. Sanırım kendi talep etmediği halde bizim böyle bir değişiklik yapmamız Defne'yi cok rahatlattı. Nerede isterse orada yatabileceğini söyledik.Birkaç hafta sonra yeniden odasında uyumak istediğini söyledi. Bir kaç gün orada,birkaç gün benimle uyuyor,iki oda arasında gidip geliyordu. İki haftadır artık hep kendi odasında uyuyor. Bazı günler,sabaha karşı beş,altı gibi yanımıza gelse de,biliyorum ki,artık kendi odasında da deliksiz uyuyabiliyor.
Tabiri caizse,anne babasına 'doyan' çocuk, zamanı geldiğinde bağımsızlaşıyor.Kimi çocuk için 3 yaştır kimi çocuk için 5,kimi içinse 7. Defne 3.5 yaşında.
Şu son günlerde, geceleri çok uyansa da,yanımızda yatan bebeğimin sıcaklığını doyasıya hissedip,bebek kokusunu içime çekerek uyuyorum. Göz açıp kapayana kadar Derin oğlum da deliksiz uyumaya başlayacak ve sonra o da gidecek yanımdan,biliyorum.

Bu konuyla ilgili daha önce yazdığım yazılar için tık

Kitap önerisi Three In A Bed.

22 Ağustos 2010 Pazar

Buzlu kahve

Sonunda havalar serinledi de yeniden rahat nefes almaya basladik. Nasil ozlemisim hafif serin havayi!
Yine de bugunlerde bizim en favori icecegimiz buzlu kahve.

The Guardian gazetesi kose yazari Victoria Moore'un How To Drink kitabindan.Degisik tatlara, tariflere merakliysaniz, cok guzel bir kitap.


Fotograf:Getty Images,The Guardian gazetesi araciligiyla

Iki yontem oneriyor Moore:
Birisi instant kahveyle yapilan cok pratik bir tarif,digeri ise gurme metodu, ki bu onceden planlama gerektiriyor. Ikisini de denedik biz, ikisini de cok sevdik.
Tarif icin tik.
Sizin en sevdiginiz icecek nedir bugunlerde?